Sınava giremeyen MBA öğrenciler için önemli duyuru.

Pazartesi yapılan ECON 502, Fundamentals of Macroeconomics dersinin finaline hava muhalefeti yüzünden giremeyen öğrencilere 18 Ocak Çarşamba günü akşam 19:30 da bir sınav hakkı daha vereceğim. Bu sınava da giremeyen öğrencilerin bir sınav hakkı daha olmayacak. Pazartesi günü sınava girmiş olan öğrencilerin çarşamba günü yapılacak sınava girme hakları yoktur.

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Hava durumu ve final sınavı

ECON 502 final sınavı daha önce kararlaştıran gün ve saatte yapılacaktır.

Posted in Uncategorized | Leave a comment

ECON 502 Fundamentals of Macroeconomics

MBA öğrencilerinin aldığı Fundamentals of Macroeconomics dersinin final sınavı derste de konuştuğumuz gibi 16 Ocak pazartesi 19:30 da Z01 numaralı anfide yapılacaktır. İş seyahati dolayısıyla sınava giremeyen öğrenciler için sınav günü ve saati daha sonra ilan edilecektir.

Posted in Uncategorized | Comments Off

AÇIKLANAN NOTLAR

Açıklanan Harf Notları
ECON 122 Introduction to Macroeconomics
ECON 272 Statistics II
ECON 430 Money and Capital Markets
GOV 211 Statistics
ECON 271 Statistics I


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Posted in Uncategorized | Comments Off

buyume

Üçüncü çeyrek milli gelir verilerini değerlendiriyoruz. Büyüme hızı yüksek (yüzde 8,2) çıktı. 1998 bazlı seride üçüncü çeyrek büyüme rekoru 2000’de kırılmış (yüzde 8,6). İkincilik bu yılın. Doğrusu kötü çağrışımlar yapıyor.Üçüncü çeyrek milli gelir verilerini değerlendiriyoruz. Büyüme hızı yüksek (yüzde 8,2) çıktı. 1998 bazlı seride üçüncü çeyrek büyüme rekoru 2000’de kırılmış (yüzde 8,6). İkincilik bu yılın. Doğrusu kötü çağrışımlar yapıyor.

Milli gelir üretimi ölçüyor. Ancak farklı talep bileşimleri aynı üretim artışına yol açabilir. Dolayısı ile eğilimleri doğru teşhis edebilmek için talep kalemlerine inmek gerekiyor.

Herkesi meşgul eden soru biliniyor. Milli gelirin yüzde 10’una tırmanan dış açık iç ve dış talep arasında çok ciddi bir dengesizlik anlamına geliyor. Dengesizlik artıyor mu? Yoksa düzelme işaretleri var mı?

Bu tür analizlerde önemli bir husus gözden kaçabiliyor. İktisat politikasının amacı üretim artışını yavaşlatmak değildir. Talebin bileşimini değiştirmektir. Yani iç talep artışını yavaşlatırken dış talep artışını hızlandırmaktır.

Özel harcamalar ve dış talep

Talep kalemlerinin etkisini ölçmek için “büyümeye katkı” yöntemi kullanılıyor. Sadece o kalemin milli gelirde yol açtığı değişimi saptıyor. Her büyüme verisinden sonra bu hesabı yapıyoruz.

Mevcut konjonktürde iç talebi özel kesim harcamaları taşıyor. Özel harcamalar ikiye ayrılıyor: Tüketim ve yatırım. Bunların kendi içinde bölünmesi bu aşamada ilgimizi çekmiyor. Çeyrek bazında büyümeye katkılarını buluyoruz.

Dış talep mal-hizmet ihracat ve ithalat toplamından oluşuyor. İhracat ithalattan daha yavaş artarsa büyümeye eksi katkı yapıyor. Yani talep iç üretim yerine ithalata gidiyor. Aksi halde artı katkı yapıyor.

Bizi aslında son bir yıl ilgilendiriyor. Ama biraz daha geriye gidiyoruz. Resesyondan çıkışın kesinleştiği 2010 ikinci çeyreğinden başlıyoruz. Grafikte çubuklar dış talebi, çizgiler özel tüketim ve özel yatırım harcamalarını ifade ediyor.

Talebin bileşimi değişiyor

2010’un ikinci çeyreğinde özel tüketim büyümeye 2.3 puan, özel yatırım 5.2 puan katkı yapıyor. Özel harcamalar toplamı yüzde 7.5 ediyor. Buna karşılık dış talep büyümeden 1.9 puan götürüyor. Üç kalemin toplamı yüzde 5.6’ya geriliyor.

Özel tüketimin büyümeye katkısı 2011’in ilk çeyreğinde 8.8 puanla zirveye çıkıyor. Özel yatırımın katkısı zirveyi 2010’un son çeyreğinde 8 puanla görüyor. Dış talep ise aynı çeyrekte büyümeden 5.6 puan götürüyor.

Zirveden sonra özel tüketim ve yatırımın katkıları düşüşe geçiyor. Son çeyrekte tüketim 4.7 puana, yatırım 3.1 puana iniyor. Toplamı yüzde 7.8 ediyor. Dış talebin seyri daha çarpıcıdır. Önceki beş çeyrek eksi gittikten sonra son çeyrekte artıya geçiyor (0.6 puan). Böylece üretimin özel talepten daha hızlı artmasını sağlıyor (yüzde 8,4).

Sayılar açıktır. Üçüncü çeyrekte yüksek büyüme hızı özel kesim talebi ve dış talep arasındaki dengesizliğin azalmasına rağmen tutturulmuştur. Umut verici bir gelişmedir. Ekonomi yönetiminin elini güçlendiriyor.

Milli gelir üretimi ölçüyor. Ancak farklı talep bileşimleri aynı üretim artışına yol açabilir. Dolayısı ile eğilimleri doğru teşhis edebilmek için talep kalemlerine inmek gerekiyor.

Herkesi meşgul eden soru biliniyor. Milli gelirin yüzde 10’una tırmanan dış açık iç ve dış talep arasında çok ciddi bir dengesizlik anlamına geliyor. Dengesizlik artıyor mu? Yoksa düzelme işaretleri var mı?

Bu tür analizlerde önemli bir husus gözden kaçabiliyor. İktisat politikasının amacı üretim artışını yavaşlatmak değildir. Talebin bileşimini değiştirmektir. Yani iç talep artışını yavaşlatırken dış talep artışını hızlandırmaktır.

Özel harcamalar ve dış talep

Talep kalemlerinin etkisini ölçmek için “büyümeye katkı” yöntemi kullanılıyor. Sadece o kalemin milli gelirde yol açtığı değişimi saptıyor. Her büyüme verisinden sonra bu hesabı yapıyoruz.

Mevcut konjonktürde iç talebi özel kesim harcamaları taşıyor. Özel harcamalar ikiye ayrılıyor: Tüketim ve yatırım. Bunların kendi içinde bölünmesi bu aşamada ilgimizi çekmiyor. Çeyrek bazında büyümeye katkılarını buluyoruz.

Dış talep mal-hizmet ihracat ve ithalat toplamından oluşuyor. İhracat ithalattan daha yavaş artarsa büyümeye eksi katkı yapıyor. Yani talep iç üretim yerine ithalata gidiyor. Aksi halde artı katkı yapıyor.

Bizi aslında son bir yıl ilgilendiriyor. Ama biraz daha geriye gidiyoruz. Resesyondan çıkışın kesinleştiği 2010 ikinci çeyreğinden başlıyoruz. Grafikte çubuklar dış talebi, çizgiler özel tüketim ve özel yatırım harcamalarını ifade ediyor.

Talebin bileşimi değişiyor

2010’un ikinci çeyreğinde özel tüketim büyümeye 2.3 puan, özel yatırım 5.2 puan katkı yapıyor. Özel harcamalar toplamı yüzde 7.5 ediyor. Buna karşılık dış talep büyümeden 1.9 puan götürüyor. Üç kalemin toplamı yüzde 5.6’ya geriliyor.

Özel tüketimin büyümeye katkısı 2011’in ilk çeyreğinde 8.8 puanla zirveye çıkıyor. Özel yatırımın katkısı zirveyi 2010’un son çeyreğinde 8 puanla görüyor. Dış talep ise aynı çeyrekte büyümeden 5.6 puan götürüyor.

Zirveden sonra özel tüketim ve yatırımın katkıları düşüşe geçiyor. Son çeyrekte tüketim 4.7 puana, yatırım 3.1 puana iniyor. Toplamı yüzde 7.8 ediyor. Dış talebin seyri daha çarpıcıdır. Önceki beş çeyrek eksi gittikten sonra son çeyrekte artıya geçiyor (0.6 puan). Böylece üretimin özel talepten daha hızlı artmasını sağlıyor (yüzde 8,4).

Sayılar açıktır. Üçüncü çeyrekte yüksek büyüme hızı özel kesim talebi ve dış talep arasındaki dengesizliğin azalmasına rağmen tutturulmuştur. Umut verici bir gelişmedir. Ekonomi yönetiminin elini güçlendiriyor.Üçüncü çeyrek milli gelir verilerini değerlendiriyoruz. Büyüme hızı yüksek (yüzde 8,2) çıktı. 1998 bazlı seride üçüncü çeyrek büyüme rekoru 2000’de kırılmış (yüzde 8,6). İkincilik bu yılın. Doğrusu kötü çağrışımlar yapıyor.

Milli gelir üretimi ölçüyor. Ancak farklı talep bileşimleri aynı üretim artışına yol açabilir. Dolayısı ile eğilimleri doğru teşhis edebilmek için talep kalemlerine inmek gerekiyor.

Herkesi meşgul eden soru biliniyor. Milli gelirin yüzde 10’una tırmanan dış açık iç ve dış talep arasında çok ciddi bir dengesizlik anlamına geliyor. Dengesizlik artıyor mu? Yoksa düzelme işaretleri var mı?

Bu tür analizlerde önemli bir husus gözden kaçabiliyor. İktisat politikasının amacı üretim artışını yavaşlatmak değildir. Talebin bileşimini değiştirmektir. Yani iç talep artışını yavaşlatırken dış talep artışını hızlandırmaktır.

Özel harcamalar ve dış talep

Talep kalemlerinin etkisini ölçmek için “büyümeye katkı” yöntemi kullanılıyor. Sadece o kalemin milli gelirde yol açtığı değişimi saptıyor. Her büyüme verisinden sonra bu hesabı yapıyoruz.

Mevcut konjonktürde iç talebi özel kesim harcamaları taşıyor. Özel harcamalar ikiye ayrılıyor: Tüketim ve yatırım. Bunların kendi içinde bölünmesi bu aşamada ilgimizi çekmiyor. Çeyrek bazında büyümeye katkılarını buluyoruz.

Dış talep mal-hizmet ihracat ve ithalat toplamından oluşuyor. İhracat ithalattan daha yavaş artarsa büyümeye eksi katkı yapıyor. Yani talep iç üretim yerine ithalata gidiyor. Aksi halde artı katkı yapıyor.

Bizi aslında son bir yıl ilgilendiriyor. Ama biraz daha geriye gidiyoruz. Resesyondan çıkışın kesinleştiği 2010 ikinci çeyreğinden başlıyoruz. Grafikte çubuklar dış talebi, çizgiler özel tüketim ve özel yatırım harcamalarını ifade ediyor.

Talebin bileşimi değişiyor

2010’un ikinci çeyreğinde özel tüketim büyümeye 2.3 puan, özel yatırım 5.2 puan katkı yapıyor. Özel harcamalar toplamı yüzde 7.5 ediyor. Buna karşılık dış talep büyümeden 1.9 puan götürüyor. Üç kalemin toplamı yüzde 5.6’ya geriliyor.

Özel tüketimin büyümeye katkısı 2011’in ilk çeyreğinde 8.8 puanla zirveye çıkıyor. Özel yatırımın katkısı zirveyi 2010’un son çeyreğinde 8 puanla görüyor. Dış talep ise aynı çeyrekte büyümeden 5.6 puan götürüyor.

Zirveden sonra özel tüketim ve yatırımın katkıları düşüşe geçiyor. Son çeyrekte tüketim 4.7 puana, yatırım 3.1 puana iniyor. Toplamı yüzde 7.8 ediyor. Dış talebin seyri daha çarpıcıdır. Önceki beş çeyrek eksi gittikten sonra son çeyrekte artıya geçiyor (0.6 puan). Böylece üretimin özel talepten daha hızlı artmasını sağlıyor (yüzde 8,4).

Sayılar açıktır. Üçüncü çeyrekte yüksek büyüme hızı özel kesim talebi ve dış talep arasındaki dengesizliğin azalmasına rağmen tutturulmuştur. Umut verici bir gelişmedir. Ekonomi yönetiminin elini güçlendiriyor.

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Büyümenin kaynakları – GAZETEVATAN.COM

Büyümenin kaynakları

via Büyümenin kaynakları – GAZETEVATAN.COM.

Posted in Uncategorized | Leave a comment

TCMB faiz kararı

TCMB Kasım ayı PPK toplantısında faiz oranlarını beklentiler doğrultusunda sabit tutarak, mevcut para politikasını korudu. TCMB’nin toplantı sonrası yayınladığı açıklamasında Ekim ayına göre farklılıklar vardır.

TCMB bir önceki toplantısında cari açık için belirttiği “cari işlemler dengesinde belirgin bir iyileşme gözlendiği ve yılın son çeyreğinde bu eğilimin hız kazanacağı” ifadesini, “yılın son aylarında cari işlemler dengesindeki iyileşmenin daha belirgin hale gelmesi beklenmektedir” olarak değiştirmiştir. Bu ifade ile cari işlemler açığında yılın son çeyreğinde beklenen iyileşmeye yönelik beklentilerin bir miktar yumuşatıldığı düşünülebilir.

Toplantı açıklamasında bir diğer değişiklik ise enflasyon ile ilgili bölümdedir. Daha önceki toplantı sonrasında vurgulanan gıda fiyatlarındaki baz etkisine yine değinilmiş, ancak ifade, enflasyonda kısa vadede hızlı bir yükseliş görüleceği yönünde güncellenmiştir. TCMB yıl sonunda enflasyonun hedefin belirgin şekilde üzerinde gerçekleşeceğini söylerken, ikincil etkilere karşı Ekim ayından itibaren tedbirler alındığını vurgulamıştır. Yurt içi talebin ılımlı seyir izlemesi ve geçici fiyat hareketlerinin ikincil etkilerinin sınırlı kalmasını bekleyen TCMB, faiz koridoru üzerinden gerçekleştirdiği sıkı para politikasının enflasyonda ikincil etkilerin görülmesini önleyeceğine inanmaktadır. Ancak yine de hem krediler, hem de yurt içi talep ve enflasyon beklentilerinin yakından izleneceği ve bu doğrultuda bir hafta vadeli repo ihalesi ile yapılan fonlamada aşağı/yukarı yönlü ayarlamalar olabileceğini belirtmiştir.

TCMB’nin açıklamasından anlaşılan, her ne kadar enflasyonda kısa vadeli yükseliş görüleceğini vurgulasa da, TCMB’nin bu yükselişin kısa vadeli olacağına ve ikincil etkilerinin sınırlandırılacağına yönelik düşüncesini korumakta olduğudur. Bu bağlamda TCMB’nin bir süre daha politika faizinde değişikliğe gitmeden, faiz koridoru yolu ile piyasada istikrarı sağlamaya yönelik politikasına devam edeceği anlaşılmaktadır.

Posted in Uncategorized | Leave a comment

AKP’de bir şeyler oluyor… – GAZETEVATAN.COM

AKP’de bir şeyler oluyor…

via AKP’de bir şeyler oluyor… – GAZETEVATAN.COM.

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Notlar ve yoklamalar internette.

2011 Güz dönemi son yoklamalarını “akademik” baslığı altında bulabilirsiniz.

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Kocaoğlu için soruşturma izni – GAZETEVATAN.COM

İçişleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile bazı ilçe belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu 89 meclis üyesi hakkında soruşturma izni verdi

via Kocaoğlu için soruşturma izni – GAZETEVATAN.COM.

Posted in Uncategorized | Leave a comment